Großer Gewichtsverlust für Schokolade Slim in Deutsch / Österreich

Spread the love

Kısa zaman önce “şişman bir kadın” (kendisini böyle adlandırıyor) tarafından yazılan bir blog yazısı okudum; yazısında bir kadında aranacak en önemli özelliğin cazibe olduğunu iddia edip, vücut ölçülerinin pek de önemli olmadığını mantıklı bir zemine oturtmaya çalışıyordu. Ve tahmin edebileceğiniz üzere, ben bu konuda sessiz kalamam!

Şişman olan her kadının aslında aşırı kilolu olmaktan mutsuz olduğuna, ama bu mutsuzluğu “Ben kendimi olduğum gibi seviyorum” veya “eksiğim yok, fazlam var” tarzı boş laflarla sakladığına eminim. Hayır! “Olduğunuz gibi” olmak zorunda değilsiniz! İnanın bana, hiçbir erkek şişkin bir göbeğe, koca kalçalara ya da bel çevresinde kat kat olmuş yağlara bakmaktan hoşlanmaz! Tabi ki bunlara dokunmak da istemez…

Ama durum değişebilir! Hikayemizin başkalarını motive eden bir örnek olmasını istiyorum.

5 yıl önce bir aşk evliliği yaptım. Rahat bir hayat yaşıyorduk; Gülşen (eşim) ev işleriyle uğraşıyordu, bense çalışıyordum. İyi para kazanıyordum ve dolayısıyla sıklıkla “her şey dahil” tatillere çıkıyorduk. Akşam yemeği için hep dışarı çıkıyorduk. Tüm arkadaşlarımızı evimizde ziyafet verdiğimiz partilere davet ettiğimiz oluyordu… İşte Gülşen, 2 yıllık bir zaman diliminde fazla kilolarını bu şekilde, azar azar aldı. Bu arada 5, 10 ya da 20 kilodan bahsetmiyorum! Bir keresinde tartıya çıktı ve çıkan rakam 100 kilonun üstündeydi ! Tabi bundan dolayı strese giriyordu; ancak, bir zayıflama programı uygulayacağına, rahatlamak için dondurmalar ve kekler yemeye başladı. Ve tabi 5-10 kilo daha aldı.

Bir keresinde eski arkadaşlarımız bizi ziyarete geldiler. Kendileriyle uzun zamandır görüşmemiştik. Gülşen’e baktılar ve gözlerinde beliren korkuyu fark ettim. Bana gizlice şöyle dediler: “Bu kadar kiloyla zayıflamak imkansız gibi. Bütün hayatını bir şişkoyla geçirmek istemiyorsan, şimdi bıraksan iyi olur; aksi takdirde çok geç olabilir.”

Üç yıl önce Gülşen ve ben.

Zorlu başlangıç

Bu konuşmanın ardından bütün gece gözümü kırpmadım. Bir yandan arkadaşlarımın büyük oranda haklı olduğunu düşünüyordum. Ancak, diğer yandan, aslında çok sevdiğim karımı nasıl terk edebilirdim ki? Ne yapacağımı bilmiyordum! Sabah bir karar verdim: Onu terk edemezdim, ki terk etmek de istemiyordum. Onu bir şekilde, kademe kademe, hafif hafif normal haline döndürmeyi deneyecektim.

Tabi aklıma gelen ilk şey sağlıklı beslenmekti. Ama Gülşen’i tavuk kanadı, pizza ve pirzola sipariş etmemeye ve düşük yağlı süzme peynir ile çiğ sebzeyle beslenmeye nasıl ikna edecektim? Ve aklıma onun için “sürpriz” akşam yemekleri hazırlamak geldi. Birkaç akşam internette düşük kalorili yiyecekleri araştırdım. Gülşen salak değil tabi, ne olup bittiğini hemen anladı. Bana “sürprizler” için teşekkür etti ve onun için hazırladığım yemekleri ağlayarak yedi.

Bir hafta geçti. Karım ben yokken kendini rahatlatmak için aşırı yemeye devam ettiğinden midir, yoksa bu yöntemin işe yaramamasından mıdır bilmiyorum ama hiçbir sonuç elde edemedik . Dolayısıyla, zayıflamak için başka bir radikal yöntem denemeye karar verdim:spor . Ancak, oldukça masum bir hale getirdiğim “sürpriz” akşam yemeklerinin aksine, spor salonu üyeliği oldukça kırıcı olabilirdi.

sonuç yok …

Ve aklıma harika bir fikir geldi. İkimizi de spor salonuna kaydettirdim ve arkadaşlarımızdan bu üyelikleri bize “hediye” ediyormuş gibi yapmalarını rica ettim. Sanıyorum Gülşen yine hediyenin nereden geldiğini anladı. Ama yine de gerçekten sevinmiş gibi yaptı ve benimle spor salonuna gelmeye başladı. Bir ay içinde her hafta 3 gün spora gidiyorduk; ben egzersiz yapmayı gerçekten seviyordum, ama karımın spor yapmaktan hoşlanmadığı açık ve netti. Dolayısıyla, yine sonuç yok…

Son deneme

Gülşen sporu bıraktı ve ardından eve kapanıp dışarı adımını atmamaya başladı. Ona bakmak bana acı veriyordu ve bir keresinde bir arkadaşıyla yaptığı telefon görüşmesine kulak misafiri oldum. Karım ağlıyordu; beni sevdiğini ve onunla birlikte acı çekmemem için beni terk edeceğini söylüyordu. Bu bende bir şok etkisi yarattı! Ve beni kesin olarak harekete geçmeye iten de bu oldu.

Aynı gün, Gülşen uyuduğu anda zayıflama forumlarını araştırmaya başladım. Daha önce denemediğimiz yöntemleri bulmayı umuyordum. Belki yüz tane foruma baktım ve ardından bu ürünü buldum!

Bu zayıflatıcı içeceğin adı Chocolate Slim; ürün halihazırda birçok kadına fayda sağlamış. Kullananların “öncesi” ve “sonrası” fotoğraflarını görünce, karımı uyandırıp fotoğrafları ona da göstermemek için kendimi zor tuttum. Ama hayır, daha dikkatli hareket etmeliydim.

Diğer ürünlerle Chocolate Slim’in karşılaştırıldığı çalışmadan elde edilen sonuçlar
Çalışmada 247 kadın yer aldı 

Hedeflerine ulaştılar (zayıfladılar) – 2 hafta

 Chocolate Slim  Diğer ürünler (ortalama)

Web sitesinde (bu arada, içeceğin satıldığı tek resmi web sitesinden bahsediyorum) Chocolate Slim’in doğal bileşenlerden üretildiği yazıyordu. Ürün tamamen doğal bileşenlerden oluştuğu için herhangi bir zararı olmayacağını düşünüp SİPARİŞ VERDİM.

Bambaşka bir hayat

Chocolate Slim kullanırken

O günü hayatımızda bir dönüm noktası olarak görüyorum. Önce içeceği Gülşen’in kahvesine gizlice katmaya başladım. Birkaç gün sonra yanaklarının küçüldüğünü ve göbeğinden bir miktar yağın gittiğini görünce, Chocolate Slim’i kendisine sıradan bir vitamin olarak önermeye karar verdim. Ve işe yaradı! Vücudunun gözlerinin önünde değiştiğini gören karım, daha enerjik biri oldu ve kendine güvenmeye başladı. Bu etkinin “vitaminlerden” kaynaklandığını düşünüyordu.

3 hafta geçti ve Gülşen tartılmak istedi. Meğer 17 kilo vermiş bile! O zaman ona Chocolate Slim’i açıklama zamanının geldiğini düşündüm. Düşündüğümün aksine bana hiç kırılmadı. Aksine teşekkür etti ve ben olmasam, böyle bir sonucu tek başına elde edemeyeceğini söyledi.

Samimi ve içten konuşmamızın ardından her şey değişti. Birincisi, Gülşen utangaçlığını bıraktı; ikincisi, ona bakmak artık beni mutlu ediyordu; üçüncüsü ise, artık birbirimize karşı daha açık sözlü olmaya başladık. Karım bir ay kadar daha Chocolate Slim kullandı. Ve sonunda, 7-8 hafta içinde… 40 kilo verdi! O kadar güzel görünüyordu ki, gözlerimi ondan alamıyordum. Anladım ki, onu terk etmektense kalıp ona destek olmakla çok doğru yapmışım. Ve artık harcadığım çabaların meyvesini yiyebiliyorum.

Kızım benim
 
Karım 68 kiloya düştüğünde zayıflaması birden durdu. Başta bunun nedenini çözemedik. Ama sonradan ortaya çıktı ki, Gülşen hamileymiş! O anı hatırlıyorum da, gözlerim yaşarmıştı. Yıllarca bunun hayalini kurmuştuk.

 

Mutlu ailemiz

Tabi karım hamilelik döneminde birkaç kilo aldı, ama yine de bir sene önceki halinden çok daha zayıftı. Ayrıca, doğum yaptıktan sonra kilosu normale döndü. Ve bizi asıl sevindiren ise, verdiği fazla kiloları tekrar almaması . Yine arkadaşlarımızla restoranlara gidip ziyafet çekebiliyoruz. Gülşen’in bir tane fazla pizza, ya da bir top fazla dondurmayı dert etmesine gerek yok; çünkü artık Chocolate Slim’i… yani Chocolate Slim’imiz var. Taklitlerinden sakınmak için siparişi nereden vermemiz gerektiğini biliyoruz. Ve Chocolate Slim’in ne kadar etkili olduğunu da biliyoruz !

Not: Şu anda Gülşen’in vücudu mükemmel! Kilo verdikten sonra o kadar tatlı kıvrımları olacağını hiç beklemiyordum. Karnı dümdüz olmasına rağmen göğüsleri hala aynı. Kendime imreniyorum!

Ayhan Şenkal

Add to cart

Facebook Comments


Spread the love

Be the first to comment

Leave a Reply

Your email address will not be published.


*